Ultrasonografi nedir?

shutterstock_62501518

Ultrasonografi, ses dalgaları vasıtası ile yapılan bir görüntüleme türüdür. Yoğun olarak tıp alanında kullanılır. Ultrasonografide, insan kulağının algılayacağı ses dalgaları insan tenine temas eden noktalar aracılığı ile ( prob) vücuda girerek, doku ve organlardan yansıyan ses dalgaları cihazın görüntüleme sistemine düşmektedir. Böylelikle iç organlara ait görsel bilgi kayıt yapabilen monitörlere aktarılarak ilgili bölgede herhangi bir anomali olup olmadığı tespit edilir.

Ultrasonografinin kullanım alanını genellikle tıbbi tanı ve teşhis aşamaları oluşturmaktadır. Bu teknik ile böbreklerinizde, karaciğerinizde, safra kesenizde, dalağınızda, yumurtalıklarınızda, rahiminizde ya da prostatınızda gelişen bir durum hemen görüntülenerek tespit edilebilir. Fakat ultrasonografi tekniği çoğunlukla gebelik sürecinde bebeğin durumu öğrenme, cinsiyetinin tespit edilmesi, pozisyonunun öğrenilmesi, birden fazla bebek olup olmadığının tespiti gibi durumlarda daha yaygın olarak kullanılır. Bu yöntem ile ayrıca bebeğin içinde bulunduğu sıvının yeterli düzeyde olup olmadığı ya da gelişimsel bir sıkıntı var mı diye de kullanılabilir. Hamilelik teşhisi konulan kişi rutin doktor kontrollerinde bu işlemi yaptırabileceği gibi şüpheyle yaklaştığı durumlar karşısında da radyoloji uzmanına da ultrasona girmek istediğini söyleyebilir.

Ultrasonografi yapılırken hasta genellikle sırt üstü yatış pozisyonunda tutularak inceleme yapılacak bölgeye jel sürülmektedir. Daha sonra bu jel üzerinde US aygıtı problar gezdirilerek ilgili bölgede herhangi bir yapısal bozukluk olup olmadığı tespit edilmektedir. İç organ e dokulara ait görsel bilgi monitöre aktarılarak istenildiği zaman çıktı şeklinde de alınabilmektedir. Bu işlem esnasında hastada kesinlikle ağrı, yanma, acı gibi hisler olmamaktadır. Dolayısıyla şüpheli bir durumda talep edilmesinde hiçbir sakınca bulunmamaktadır.

Yıllardır tıp alanında yaygın olarak kullanılan ultrasonografi ile ilgili herhangi bir yan etki bulunmamıştır. Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerin verilerine göre tespit edilen bir yan etki bulunmamakla birlikte, ilk ultrason yapılan bebekler bugün yetişkin inşalar olmalarına rağmen kendilerinde o teknikten doğan herhangi bir bozukluk tespit edilememiştir. En büyük avantajlarından biri bu tekniğin istenilen sıklıklar ile uygulanabiliyor oluşudur. Bu sayede pek çok hastalığın erken teşhisi yapılabilmekte ve hemen tedaviye başlanabilmektedir.

Malign ve being kanser tanısında da yoğun olarak kullanılan bu yöntem ile özellikle meme kanseri gelişimi ve meme dokusu içerindeki kistler kolaylıkla tespit edilmektedir. Olası bir rahatsızlık durumunda da tedavi aşamalarında ultrasonografi ile kitlelerin küçülüp küçülmediği belirlenebilmektedir.

Ultrasonografi radyasyon vermeyen bir yöntem olası sebebi ile 35 yaşın altındaki kişilere genel kontrol yapılması amacı ile uygulanabilmektedir. Özellikle kadınların kendi hemcinslerinde sıklıkla görülen rahim kanser, rahim içi kitleler, yumurtalıkların kontrolü ve meme içi dokunun kontrolü için 25 yaşından sonra belirli aralıklar ile bu işlemi yaptırmaları gerekmektedir.

Ultrasonografinin uygulanması uzman bir tekniksen ya da hekim tarafından yapılmalıdır. Bu teknik uygulanması sonucu elde edilecek görüntülerin yorumlanması noktasında da mutlaka uzman hekimlere danışılmalıdır. Aksi takdirde yapılacak en ufak yanlış yorumlama hatalı bir teşhis ve tedavi yoluna gidilmesine neden olmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir