Gebelikte ultrason ile neler tespit edilebilir?

BXP67818h

Dünyada ultrason yönteminin kullanılmasından bu yana geçen süre yaklaşık olarak 35 yıldır. Bu tekniğin ilk uygulandığı zaman annesi ultrason yaptıran çocuklar bugün yetişkin birer birey olmuşlardır. ultrasonun yan etkileri üzerine yapılan araştırmalarda bu yetişkin bireylerde yapılan taramalar sonunda bu tekniğin kendileri üzerinde herhangi bir yan etkisi olmadığını tespit edilmiştir. Dolayısı ile bu yönü ile sık kullanılan bir uygulama olmuştur.

Ultrasonografi ile gebelikte tespit edilebilir olan durumlara başlıklar halinde bakmak gerekirse,

-Bebeğin canlı olup olmadığı

-Rahimde birden fazla bebek olup olmadığı

-Bebeğin kalp atışları, soluk alıp vermesinin tespiti

-Bebeğin kişisel fiziki gelişiminin normal gelişim periyotlarına uyup uymadığı

-Bebeğin cinsiyeti

-Amniyotik bant oluşumunun gözlenip gözlenemediği

Bebeğin ellerinin ve bacaklarının düzgün şekilde gelişip gelişmediği

Anne rahminin doğuma elverişli olup olmadığı, rahim yolu ve ağızının genişliği

Annenin rahminde kist bulunup bulunmadığı, kist varsa boyutları şeklinde sıralanabilmektedir.

Yapısal bozukluklar genellikle ultrason’ de % 30 ya da %35 oranında tespit edilebilmektedir. Eğer şüpheli bir durum gözlenmiş ise detaylı ultrason yapılmalıdır. Detaylı ultrason’de mevcut bir yapısal bozukluk %70 oranında tespit edilebilmektedir. Ancak bir kez detaylı ultrason yapıldığında herhangi bir sorun tespit edilmemiş ise hamilelik süresince tekrar detaylı ultrason yapılmasına gerek yoktur.

Bazı sorunlar ultrason ile tespit edilememektedir. Örneğin down sendromlu bir bebeğin ultrason ile tespit edilmesi nerede ise imkansızdır. Ancak amniyotik bantlaşma gibi durumlar ultrason ile görülebilmekle birlikte her şüpheli durum da amniyotik bantlaşma olarak nitelendirilmemelidir. Bu noktada ultrason verilerinin uzman bir hekim tarafından yorumlanması çok önemlidir. Yeterli bilgisi ve tecrübesi olmayan kişiler tarafından yorumlanana ultrason verileri ile sağlıklı bir yapı sağlıksız ya da bu durumunda tam tersi yaşanabilmektedir. Buradan doğan yanılgılar da yanlış tedavi uygulanmasına dolayısı ile daha büyük sorunların oluşmasına sebebiyet verebilmektedir.

Gebelikte genellikle ilk aylarda bebeğin elleri ve ayaklarının gelişimine bakılmamaktadır. Bu aşamada çoğunlukla fonksiyonel gelişime bakılmaktadır. Bebeğin kalp atım hızı ya da solunumu incelenmelidir. 5. aydan sonra fiziksel gelişme gösteren bebeğin ellerine bacaklarına bakılabilmektedir. Hatta ebeveynler dilerseler 3 boyutlu ya da 4 boyutlu olarak da bebeğin fiziksel özelliklerini inceleyebilmektedirler. Fakat bebeğin rutin ultrason kontrolleri genellikle 2 boyutlu ultrason ile yapılmaktadır.

Bebeğin cinsiyetinin belirlenmesi konusunda ise bebek fizyolojik gelişimine 11. hafta itibari ile başlasa da bu durumun ultrason ile görüntülenmesi 15. Hafta itibari ile yapılmaktadır. Hatta bazı durumlarda bebeğin rahimde duruşu nedeni ile cinsiyet belirlemesi hiç yapılamamaktadır.

ultrason tekniği radyasyon içermemesi nedeni ile sık uygulanabilir bir tekniktir. Bazı çalışmalara çocuklarda konuşmanın geç başlaması gibi bir durumun ultrason tekniğine maruz kalmak ile ilişkilendirse de bu konuda yapılmış kesin bir çalışma yoktur. Dolayısı ile ileriki çalışmalar bu konudaki soru işaretlerinin giderilmesini sağlayacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir